SAVUNMA ve HAVACILIK
DEFENCE & AEROSPACE

4/2003-98
Karadeniz Muhafızları: Savaşan Şahinler

Temel olarak orta AvrupaÕdaki askeri güÁ dengelerinde yoğunlaşan Soğuk SavaşÕın önemli anlarının yaşandığı süre iÁinde, Karadeniz [ki etrafı eski Varşova Paktı üyeleri olan Sovyetler Birliği, Bulgaristan ve Romanya ile Türkiye tarafından Áevrilidir]Õin etrafındaki durum ile askeri ve stratejik önem nadiren uluslararası [askeri, medyatik ve politik olarak] kamuoyunun dikkatini Áekmiştir.
Bu dönemde Sovyet Deniz Kuvvetleri, her ne kadar Karadeniz havzasında pek Áok önemli donanma ve denizaltı üs ve tersanesine sahip olduysa da, NATOÕnun ıstanbul ve «anakkale Boğazlarını destekleyen Deniz ve Hava Kuvvetleri, Sovyet Deniz kuvvetleriÕnin Akdeniz istikametindeki Áıkışını kontrol altına almayı başarmıştır. Sovyet Deniz KuvvetleriÕnin yapabileceği bu Áıkış; NATOÕnun hayati deniz ulaşım yollarını, özellikle de Doğu Akdeniz ve Süveyş Kanalı yoluyla yapılan petrol ikmalini tehdit edebilirdi.


Guardians of the Black Sea: The Fighting Falcons

During the height of the Cold War the military and strategical importance of the Black Sea, bordered to the north by Warsaw Pact members the Soviet Union, Bulgaria and Romania, with Turkey covering the south, seldom gained international [military, media and political] attention, with the primary focus at the time being on the military balances of power in Central Europe,
Although the Soviet Navy had several important naval and submarine bases and yards in the Black Sea-basin, a hermetical NATO-naval and air forces supported blockade of the Bosphorus and Dardanelle Straits and the Marmara Sea should / in theory / have prevented a mass Soviet naval break-out into the Mediterranean that could have threatened the vital sea lanes of communication for NATO, especially the supply of oil through the Suez Canal and the eastern Mediterranean.