Karadeniz
Muhafızları: Savaşan Şahinler
Temel olarak orta AvrupaÕdaki askeri güÁ dengelerinde yoğunlaşan
Soğuk SavaşÕın önemli anlarının yaşandığı süre iÁinde, Karadeniz
[ki etrafı eski Varşova Paktı üyeleri olan Sovyetler Birliği,
Bulgaristan ve Romanya ile Türkiye tarafından Áevrilidir]Õin
etrafındaki durum ile askeri ve stratejik önem nadiren uluslararası
[askeri, medyatik ve politik olarak] kamuoyunun dikkatini
Áekmiştir.
Bu dönemde Sovyet Deniz Kuvvetleri, her ne kadar Karadeniz
havzasında pek Áok önemli donanma ve denizaltı üs ve tersanesine
sahip olduysa da, NATOÕnun ıstanbul ve «anakkale Boğazlarını
destekleyen Deniz ve Hava Kuvvetleri, Sovyet Deniz kuvvetleriÕnin
Akdeniz istikametindeki Áıkışını kontrol altına almayı başarmıştır.
Sovyet Deniz KuvvetleriÕnin yapabileceği bu Áıkış; NATOÕnun
hayati deniz ulaşım yollarını, özellikle de Doğu Akdeniz ve
Süveyş Kanalı yoluyla yapılan petrol ikmalini tehdit edebilirdi.
|

|
Guardians
of the Black Sea: The Fighting Falcons
During
the height of the Cold War the military and strategical
importance of the Black Sea, bordered to the north by Warsaw
Pact members the Soviet Union, Bulgaria and Romania, with
Turkey covering the south, seldom gained international [military,
media and political] attention, with the primary focus at
the time being on the military balances of power in Central
Europe,
Although the Soviet Navy had several important naval and
submarine bases and yards in the Black Sea-basin, a hermetical
NATO-naval and air forces supported blockade of the Bosphorus
and Dardanelle Straits and the Marmara Sea should / in theory
/ have prevented a mass Soviet naval break-out into the
Mediterranean that could have threatened the vital sea lanes
of communication for NATO, especially the supply of oil
through the Suez Canal and the eastern Mediterranean.
|